Oyuncular, Filmler, Kitaplar, Resimler, Videolar
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
!!!Forum Yetkili Alımları Başlamıştır İlk Başvuran 3 Kişi Yetkili Olarak Alınacaktır!!!

Paylaş | 
 

 Midnight Sun - 13. Bölüm

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
KoLéRa
Admin
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 16/01/10
Forum Başarısı Forum Başarısı : 29027
Rep Puanı Rep Puanı : 1
Cinsiyet Cinsiyet : Kadın
Nerden Nerden : EvdeN
Yaş Yaş : 24
Lakap Lakap : KoLéRa
İş/Hobiler İş/Hobiler : AylaKcı

MesajKonu: Midnight Sun - 13. Bölüm   Paz Ocak 17, 2010 10:16 am

13.Benim Sıram

Hiçbir
şeyi geri dönmek ve onunla kalmaktan daha fazla istemeden arabayı
sürdüm. Tüm bunlar gittikçe kontrolden çıkıyordu. Asla böyle
hissetmemiştim hatta Bella’ya olan ihtiyacım ve cazibesi bile hiç bu
kadar olmamıştı. Bella’ya her şeyden daha çok ihtiyacım vardı ve bu
yoğun duygu benim için çok yeniydi. Hatta ilk gün Bella biyoloji
dersinde yanıma oturduğunda bile bu ihtiyacı hissetmemiştim.

Bir
süre eve gitmeyi istemeyerek amaçsızca sürdüm.Şu an için pek mümkün
olmamasına rağmen Bella’yla birlikte olmak istedim,fakat eve gitmek
istememe sebebim bu değildi.Biliyordum ki gittiğimde yüzleşmem gereken
bir cehennem olacaktı.Eğer Rosalie beni parçalara ayırmaya kalkışırsa
bu çok da sürpriz olmazdı.Büyük ihtimalle diğerleri parçaları
birleştirene kadar o yakmanın bir yolunu bulmuş olurdu.Önceden
düşüncelerinden ne kadar kızgın olduğunu biliyordum ve o tam olarak
sakinleşecek bir tip değildi.

Sonunda kaderime razı oldum ve
saatte 90 mil hızla eve doğru yol aldım.Bu çok yavaştı fakat kaçınılmaz
olanı elimden geldiğince geciktirmek istedim.Yine de evden sonsuza dek
uzaklaşmak istemem gibi değildi.Şimdi Forks’u terk edemezdim.Bella
vardı- onu terk etmek için artık çok geç olduğu gerçeğine kendimi
bırakmıştım;onu bırakmak için çok bencildim -- ve şef Swan’ın oraya
taşınmama izin vereceğini hayal edemiyordum.Vampirler birlikte yaşamak
için tam olarak en iyi insanlar değillerdi.

Ah,Bella,onun geçen
gece araba sürüşümden nasıl dehşete düştüğünü aklıma gelince kendi
kendime kıkırdadım.Bir vampirle bir arabanın içindeydi ve onun
düşündüğü bir trafik kazasında kolayca ölebileceğiydi.

Ben
yanaşırken Rosalie beni dışarıda bekliyordu.Yağmurun başladığını fark
etmiş gibi görünmüyordu.Saçları için bile endişelenmeyecek kadar
çıldırmıştı.Ah,ne kadar günahkar!!

İçinden bana karşı ettiği bütün küfürleri biliyor olmam gerçeğine rağmen arabadan dışarı adımımı attığım anda bağırmaya başladı.

“Seni
budala!”diye cırladı.Seni bencil,düşüncesiz piç!Bunu nasıl
söyleyebilirsin bir -- bir insana? Bunu bize nasıl yapabildin? Bu
çıtkırıldım, sıcak kanlı kaltak gerçekten bizden daha mı önemli?”

Bu
beni delirtti.Ne cüretle benim Bella’ma kaltak diyebilirdi?Aynı okulda
okuduğumuz yeni yetmelerin yaptığı türden kaba konuşmalar yapacak kadar
alçalıyordu.

“Ben bencilim?!”diye gürledim.”Rosalie,ben
hayatımda senin kadar benciliyle karşılaşmadım.Bu kadar çıldırmanın tek
sebebi şimdi yeniden taşınmak zorunda kalmamızdan korkman;çünkü
alıştığın yerden kopacaksın.Bizim sırrımız bundan daha az
umrunda.Kendinden başka kimse umrunda değil.”

“Seni piç!”diye hırladı,arkasına birkaç tane daha korkunç küfür ekleyerek.

Dişlerini
göstererek bana doğru bir hamle yaptı,ben de saldırdım.Normalde aileden
birini incitmeye karşıydım fakat Bella’ya –benim masum Bella’ma- kaltak
demişti.Bu her şeyden daha büyük bir hakaretti hatta Jessica’nın
düşündüklerinden bile.Rosalie’yi parça parça etmek istedim.Tabi ki
Emmett’in onu daha sonra tekrar bir araya getirmesine müsaade ederdim
fakat şu anda biraz acı vermek istiyordum.Biz vampirlerle ilgili harika
şey -- bizler dev birer yap bozduk.

Fakat birbirimize zarar
veremeden önce Emmett beni Rosalie’nin üzerinden çekti.Zavallı Alice’in
de şimdi incecik kollarında sarsılan ve homurdanan Rosalie’yi
yapabildiğince geride tuttuğunu gördüm.

“Bırak beni!”diye cırladı.”Tanrım bana yardım et,Alice,bırak beni!Gelsene uğursuz piç!”

“Rose,”Emmett uyardı ” Ben de ona kızgınım, sanma ki değilim.Fakat biliyorsun ki onunla kavga edemezsin.Kimse yapamaz.”

Rosalie hırladı fakat Alice’in kollarında çırpınmayı da bıraktı.

“Emmett sen Edward’ı dışarı çıkar,”dedi zil çalarcasına bir sesle.”Şimdi onu incitmeyecek.”

Emmett,Alice’i
dinleme konusunda ihtiyatlı görünüyordu fakat kimse onun görüleriyle
tartışmaya girmezdi.Beni dışarı çıkardı ve ondan uzaklaştım.Jasper
etrafımızdaki havayı sakinleştirerek verandaya doğru yürüdü.Yine de
bana hayal kırıklığı içinde bakıyordu.

Bu insan kız gerçekten tüm bunlara değer mi?diye düşüdü.

“Eğer o Alice olsaydı,sen bundan farklı davranır mıydın?”dedim.

“Sanırım davranmazdım,”dedi bu kez yüksek sesle. “Yine de sanırım olan oldu.Hepimiz sonuçlarını göreceğiz.”

“Yararını
görmeyeceğimizi nereden biliyorsun?”diye sordu Alice.Sesi daha önce
Jasper’la konuşurken hiç duymadığım şekilde daha sertti.Hala Rosalie’yi
tutuyordu.Onun saldırmayacak gibi durduğu tek kişi bendim.Rosalie hala
çok tehlikeliydi.

“Bu şekilde asla işe yaramaz,”dedi Jasper asık
bir suratla.”Biz hiç insanlarla bir arada olmadık.Bu daima ölümle
sonuçlandı.”Bana imalı bir bakış attı ve ekledi,”Ya da daha kötüsü.”

Hırladım.

“Git,”dedi Alice.”Rose yarın sabaha kadar sakinleşecek.”

“Kendi adıma konuşabilirim,”diye patladı Rosalie.”Ve cehenneme olan inancım kadar eminim ki olmayacak.”

“Cehenneme
olan inancın…”dedi Emmett arkamdan dalgınca.Hiç biri ölümden sonra
hayata inanmıyodu.Özellikle Rosalie.Onu yaşadığımız bu lanetli hayata
sokan Tanrı’ya inanmazdı.

“Tamam,Alice,”dedim.Emmett’e döndüm ve
ellerimi yenilmiş gibi kaldırdım.”Kusura bakma adamım ama senin karın
şu anda bana göre biraz psikopat.”

Bu acımasızcaydı fakat hala hiddetliydim. Birinin kafasını sökmeden önce sinirimi bir şekilde dışarı atmak zorundaydım.

“Tam dedin,”dedi Emmett.

Aceleyle
arabaya bindim ve arkamdaki fiyaskoyu geride bırakarak çabucak sürdüm.
Yine amaçsızca sürmeye başlamıştım.Belki Port Angeles’a gidip dönene
kadar Bella uyumuş olurdu.

Hayır.Her zaman yaptığım gibi yirmi
kez gitmek bana sadece bir saat verirdi.Bu güvende olmak için daha
iyiydi.Seattle’a gittim ve birkaç kısa saat içinde Forks’a geri döndüm.
Bu zamanın önemli bölümünü almıştı. Swan’lar erken yatmıştı,sadece
arabayı eve bırakacak ve Bella’ya koşacaktım.

Penceresine
tırmandığımda çoktan konuşmaya başlamıştı. Orada sadece yatarken bile
muhteşem görünüyordu. Uykuda bile yanaklarında hafif bir pembelik vardı
ve ay ışığında mavi gibi görünen kremamsı teniyle oluşturduğu kontrast
hayret vericiydi. Battaniyeyi boğazına kadar çekmesine memnun
oldum.Uyurken o çirkin kazağı giymediğinden çok emindim.

Ona
dokunmak karşı konması imkansız bir dürtüydü. Fakat onun sıcak tenini
hissetmeden de kokusu yeterince baştan çıkarıcıydı zaten. Sallanan
sandalyeye oturdum ve sadece onu izledim.

“Çok geç,”diye mırıldandı.”Sorun değil.”

Neyle ilgili rüya gördüğü hakkında iyi bir tahminim vardı.

“Edward!”dedi.”Seni seviyorum.”

Atmayan
kalbimin resmen uçtuğunu hissettim. Beni seviyordu.Bella beni
seviyordu.Tabi ki bugün,benim ona onun bana hissettiği kadar güçlü
duygular beslemediğimi söylediğinde bunu anlamıştım.Ben de onu sevdiğim
gerçeğini kesinlikle saklamaya çalışmamıştım.Bu artık besbelli
ortadaydı.O da beni bütünüyle seviyordu.

Yine de bazı şeyleri bilmek ve duymak farklıydı, gurur vericiydi.

- Üyenin İmzas-

------------------




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://twilightfan.forumclan.com
 
Midnight Sun - 13. Bölüm
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TwilightFan - Türkiye :: Twilight paylaşım :: Serinin Tüm Kitapları-
Buraya geçin: